Şehzadeler de Dayak Yemeli!

Cts, Oca 6, 2018

Okurken

Erdemli bir öğretmen, bir şehzadenin eğitimiyle görevlendirilmişti. Çocuğu pervasızca azarlar, sıkıştırır ve döverdi. Çocuk, öğretmenin bu cefalarına dayanamadı, babasına şikayet etti ve soyunup vücudundaki yaraları gösterdi.
Padişah, öğretmeni çağırttı ve şöyle söyledi: “Halkın çocuklarını o kadar sıkıştırmadığın halde benim çocuğuma reva görülen bu cefa ve hakaret ne oluyor?”
Öğretmen, “Padişahım! Sözü düşünerek söylemek ve işi herkesin beğeneceği surette yapmak herkese lazımsa da padişahlara daha çok lazımdır. Çünkü padişahların gerek sözleri, gerekse işleri ağızdan ağza geçerek bütün dünyaya yayılır. Ama halkın sözlerine ve işlerine verilecek değerin alanı çok dardır” der.

Dervişin söz gelişi yüz kabahati olsa, hiçbiri kimseyi ilgilendirmez. Sultanın küçük bir ihmalciği ise hemencecik her tarafa yayılır.

İşte bundan dolayı –padişahlığı üstlenmeye aday- şehzadelerin eğitim ve öğretiminde özel bir durum bulunması gerekmektedir.

Küçüklüğünde edep öğretilmeyen bir kimse kurtuluşu akla değil, diline bile almasın. Ağaç yaşken eğilir, eğer kurursa bir daha doğrulmaz, olsa olsa balta ile doğrulur.

Eğer doğrultmak istersen ince dallar doğrulur. Fakat ahşabı düzeltme çabası boşunadır.

Padişah, öğretmenin fikrini beğendi, düşüncelerini çok yerinde buldu ve padişahın yanındaki değeri daha da arttı. Çeşitli ikram ve iltifatlarda bulundu.

 

Gülistan’dan…

Yorum Yaz