Sel gibi akan fitne

Pts, Ara 14, 2009

Hû’ya Gider

Kulağımızda yaşayan en yakın manalarıyla fitne, karışıklık çıkarma, velveleye verme, kargaşa doğurma, kaos çıkarma vb. ile çınlamaktadır. Kadın kelimesi ile de çokça zikredilen bu kelimenin aslı Arapça “Fetn”dir ve altının kalitesini anlamak için ateşe sokulması manasına gelir. (Bakınız Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi C.3 Sy. 241) Genel olarak imtihan ve deneme mânâlarında  kullanılır. Hâlisi ile sahtesini ayırmak için altını, gümüşü potada eritmeye fitne dendiği gibi, iyiliğ i- kötülüğü belli olsun diye insana tatbik edilen her muameleye, belâ ve musibetlere de fitne denir. Şiddet ve imtihan gibi anlamlarda da kullanılabilir.

Fitne kelimesinin Kur’an’da şu manalarda da kullanıldığını görüyoruz:

“Saptırma” (Âl-i İmrân,3/ 7, İsra 17/73);
“Azap” (Sâd,38/ 24) ;
“Yakmak” ( Hadid,57/ 14) ;
“İşkence” (Nahl, 16/ 110) ;
“Fenalık yapmak” (Nisa, 4/ 101);
“Belaya Uğratmak” (Bürûc, 85/10) ;
“Delilik” (Kalem, 68/6) ;
“Şirk ve tefrika” (Bakara,2/ 193) ;
“Kargaşa ve Ölümü temenni ettiren hal” (Bakara, 2/191) ;
“İman zayıflığı-Küfür” (Enfal, 6/ 73);
“İsyan-Muhalefet” (Tevbe,9/ 49).

Kur’an-ı Kerim’de böyle değişik manalarda kullanılmış olan fitne kelimesi dilimizde insanlara fenalık yapmak, onları belaya uğratmak ve genelde toplumda kargaşa çıkarmak gibi kötü fiil ve davranışlar için kullanılmaktadır. Fitne denince akla münferit bir takım olaylar sebebiyle ortaya çıkan küçük çaptaki  bazı kötü davranışlar akla gelmekte ise de esas itibarı ile fitne, toplumun büyük kesimlerini ilgilendiren olaylar için kullanılır.

‘Fitne’ kavramı İslâm tarihinin sonraki dönemlerinde, diní ve siyasí sebeplerle ortaya çıkan sosyal kargaşa, anarşi, iç savaş manaları kazanmıştır. Kur’an’da bu anlamda kullanılmadığını yukarıda gördük. ‘Fitne’ kavramı bu anlamlarda daha çok hadislerde geçmektedir. Yine hadislerde bu kelimenin Kur’an’daki manasıyla geniş bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Hadis kitaplarının çoğunda ‘Kitabu’l Fiten veya Melâhim’ başlıklarında fitnelerden bahsedilmekte, mü’minler çeşitli fitnelerden sakındırılmaktadır. Peygamberimiz (sav), müslümanları deccâl fitnesinden, dünya, fakirlik, mal, Cehennem, kabir, diri ve ölüler, kadın (şehvet) fitnelerinden sakındırmıştır. Bu gibi fitneler mü’mine, dinini yaşamaktan alıkoyan engellerdir. Bazı hadislerde fitne, müslümanların birlik ve beraberliğini bozan, onları birbirine düşüren yıkıcı faaliyetler olarak geçmektedir. Üsame ibnu Zeyd anlatıyor: Rasûlüllah (sav), Medine’nin Ütum denilen (kale gibi yüksek) binalarından birine yaklaşmıştı ki şöyle sordu: “-Benim gördüklerimi siz de görüyor musunuz?” Yanındakiler “-hayır” deyince, buyurdu ki: “-Bir takım fitnelerin yağmur selleri gibi evlerinizin aralarından aktığını görüyorum.”[1]
[1] Müslim, Fiten: 3, Hadis no: 2885, 4/2211; Buharí, Fiten: 4, 9/60; Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, Beyan Yayınları: 216.

Biz de göremiyoruz akan fitneleri.  Gözümüz aç Ya Rab…
Bize basiret ver. Fitne belasından koru…

Yorum Yaz