Sınır Dışı

Sal, Haz 22, 2010

Kuyu

Biz başımızı cama dayayıp uzak, hatta nice uzak ve ne çok uzak dünyalara sıyrılmayı Orhan Gencebay filmlerinden öğrendik. O zamanlar hem biz sigara içerdik hem de otobüslerin vazgeçilmez aksesuarı idi sigara dumanı ki Allah içmeyenlere sabır versin diye dahi içimizden geçirmezdik o vakitler. O vakitler sigara dumanı ve bizatihi kendisi hastalıkların faili değildi. Başka sebeplerle bilinirdi hastalıklar. İnce hastalık denirdi mesela. Kuşpalazı filan… Modern zamanlara geldik de ferah ve parfüm kokulu otobüslerle seyahatlar o eski ihtişamı vermez oldu. Saçma sapan filmler oynatılır oldu mesela. Her koltukta müzik ve kulaklık. Abartalım biraz da, internet bağlantısı… Eeee nasıl kendimiz kalacağız bu yolculuk esnasında. Herkes teyakkuz halinde. Orhan baba müziği yok bu zıkım kanallarda… Meğer daha beteri de varmış. Müşkülpesent muavinlerimizi bulup gözlerinden öpsek yeridir, nereden çıkıverdi bu host denilen konu mankeni… Yok, yolculuklar eski tadı vermiyor. 89’a gömülü hızla pasifize edildi heyecanlarım.

, ,

2 Responses to “Sınır Dışı”

  1. Azmi inan Topuz Diyor ki:

    Allah’im yarabbim ne denir ki..hocam Orhan baba dediniz yol dediniz sigara dediniz uçtum gitti evet o zamanları yasayamadim ama yinede icim gitti her zaman ki gibi yine duyguların tercümanısiniz yüreğinize saglık.hocam gorusemesekte hep aklimizdasiniz “lan Kani baba sunu derdiya”diye başlayan cümlelerin sonu gelmiyor…

    Cevapla

  2. Kâni Çınar Diyor ki:

    Daha denecek çok söz var Azmi… Ama artık başkaları diyecek size. Siz de zamanı gelince başkalarına inşaallah…
    Selamlar

    Cevapla


Yorum Yaz