Tahrik

Cts, Eyl 15, 2012

Ya Sabır

Tahrik kelimesini duyduğumda aklıma nefis şiiriyle İsmet Özel gelir. Ne kadar yan anlamı ne kadar uzak anlamı ne kadar türetilmiş anlamı olursa olsun tahrik, bu şiirde, yakası paçası toplanmış, efendi duruşlu bir kelimedir.

Tahrik için lügatların münasip gördüğü karşılıklardan bazıları şunlar: Kımıldatma. Hareket ettirme. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için ileri sürme, kışkırtma…

En uzak, en olumsuz anlamları ile ele alsak kelimeyi ve şu bağlamda bir soru sorsak: Müslüman tahrik olur mu?

Etken nesnenin gücüne bağlı deriz belki.

“Bizim hareket noktamız kalbimize sarkıtılan iman eksenlidir, ivmeyi oradan alırız,” deriz ya da.

Veya bizler öfkeleniriz ve fakat öfkemiz mihrakadır deriz.

Der miyiz?

Ne gezer?

Aleni tezgah ürünü boktan bir film ile bu kadar tahrik oluyorsa ümmetin sebepsiz yere bir çok herzeye imza ataması mukadder değil midir? Karnımızda daha soğukluğunu kaybetmeyen cola, ayağımızda Nike, arabamız chevrolet filan ağzımızda “Kahrolsun…”

İyi de kardeşim güneş ilk defa doğudan doğmuyor ki… Hem yanı başımızda, yüreğimizde mesela Suriye’de her gün yüzün üstünde insan ölüyor. Tık yok. Adam sana açıyor tezgahı, balıklama…

“Onlar bizim peygamberimize…”

Peygamberinle ilgili kaç tane “adam gibi” film yaptın da kıytırık bir film üzerine basıyorsun narayı? O film sen nara atasın, şiddete yönlenesin, kırıp dökesin diye yapılmışsa ve gözün dönmüş bir şekilde buna hizmet ediyorsan ne olacak efendi?

Burnunu çevir ve git pislik içerisinden be adam.

Git ve tutun peygamberine. Sosyal medyaya, ekranlara, şiddete, kana değil “Kalbine dön.”

Yorum Yaz