Taş Güzellemesi – IV

Cts, Tem 22, 2017

Fildişi Kule

Taş sadece taş değildir.
Taş bir umuttur.
Bir intifada.
Yayından fırlatılan mısradır taş.

Esmer yanımızla Hacerü’l Esved’dir.

Malcolm X kulağımıza şöyle fısıldıyor:

Bir taş at.
Bir taş daha at.

Bütün şeytanlara.
Nefsimize.
İsrail’e.

Bir taş at.
Bir taş daha at.

Daralan Vakitler’in sesidir taş:

Farz et körsün, olabilir,
Elele tut,
Taş al ve at,
Kafiri bulur.
C. Zarifoğlu

Bir şiir sayhası umuyoruz sımsıkı tuttuğumuz taş ile. Taş işte, bir taş. Taştan başka ne olabilir ki? Kuru, mekanik tıkırtılar arasında taş…

Hakan Albayrak 90’lı yılların başından sesleniyor elindeki taş ile:

kokla şair
bu taşı gazzeden getirdim
bu görmüş olduğun kurşun
filistinin göğsünden çıktı
sen oğuz atayda yüzerken
intihar yeyip intihar kusarken
bir çocuk
adam gibi öldü.

Taş bir albatros, bir Kudüs, bir İsmet Özel tınısı.
Şairler bir dağa yaslanıyor “taş” ile.
Ellerinde taş, gözleri taş, elleri Erciyes:

I.
Taş taş değil bağrındır taş senin
Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin
Bir katılıktır dinamit söker mi yürekleri
Başın bir kez bu kalbe çarpmasın ey taş senin
Kazmayı kayalara değil kalplere vur ey
Ferhat niçindir kırdığın bunca taş senin
Anne seninle bağrın döğer gider mi acı
Hanidir Ferhad’dan aldığın ders taş senin
Sen de mi taşla bir oldun ey sevgili
İşitmez oldun beni kalbin taşdan taş senin
Ölüm sendendir bana nedir taşlamak beni
Bana güldür çiçektir attığın her taş senin
Gözünü dikme taşa işte parça parçadır
Şimşektir bir bakışın dayanır mı taş senin
Deprem değildir dağı ve beni sarsan
Bir bakışın komaz taş üstünde taş senin
Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla
Topuğun öpmek için toz oldu dağ taş senin

Osman Sarı / Taş Gazeli

Hacerü’l Esved’i bir taş gibi değil bir gül gibi öperiz. Gül Nebi’nin gül dudakları değmiştir, biliriz.
Hz. Ömer gibi öperiz Hacer’ül Esved’i. Biliriz ki Hz. Ömer sırf Gül Nebi öptü diye öpmektedir taşı.
Şeytan taşlarız, şeytanları taşa tutarız Arafat’tan dönerken.
Dağ taş, yer taş, gök taş…

Ve daim akarız başımızı taştan taşa vurup Gül Nebi’ye:

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su
– Fuzûli

(Su, ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer)

,

Yorum Yaz