Tek başına bir şey olamamak

Cum, Oca 27, 2012

Kuyu

“Sol” deyince neler dökülüyor gökten?
Hangi imgeye, çağrışıma, kavrayışa, düşünceye, somuta, soyuta akıyor kalp?
Sol?

18. yüzyılda, Fransız İhtilali’nde meclisin sol taraftaki sıralarında oturanlar?
Marx ya da Bakunin?
Narodnikler, Menşevikler, yoksa Bolşevikler?
Troçki?
Mao, Castro ya da Pol Pot Kamboçya’sı?
Che’nin kıtasal gerillası, Uruguay’daki Tupamaros şehir gerilla hareketi veya Federal Almanya’daki RAF mı “sol”?

“Sol” deyince neler dökülüyor gökten?
Hangi imgeye, çağrışıma, kavrayışa, düşünceye, somuta, soyuta akıyor kalp?
Sol?

18. yüzyılda, Fransız İhtilali’nde meclisin sol taraftaki sıralarında oturanlar?
Marx ya da Bakunin?
Narodnikler, Menşevikler, yoksa Bolşevikler?
Troçki?
Mao, Castro ya da Pol Pot Kamboçya’sı?
Che’nin kıtasal gerillası, Uruguay’daki Tupamaros şehir gerilla hareketi veya Federal Almanya’daki RAF mı “sol”?

Ecevit, İnönü, Baykal?
1 Mayıs?
Ezilenler, işçi hakları, Çukurova köylüleri?
Deniz Gezmiş?

Hangisi sol?

“Sol” sıfatı herkesin üzerinde pek kibar durmuyor. Ve nedense başka sıfatlarla harmanlanarak hazm edilebiliyor:
Çağdaş Yaşamıcılar, A. Düşünce Derneği, Katsayıya hayır, U. Mumcu sevenleri…

Tek başına bir şey olamamak “Sol”

Ne kötü bir kader.

Dahası var. “Özgürlük ve eşitlik” gibi bildik iki kavram üzerinde dans eden sol için bu kavramların yitirilmesi “Sol”un yitirilmesi anlamına gelecektir. İki masum oyuncak tutuyor “Sol” trabzanlarını. Başka argümanı olmayan bir “Sol”.

“Başka bir dünya” sözkonusu değil “Sol” için.
Dibine kadar küreselleştiler.

Sağ?
Onlar evde yoklar.
Belki hiç olmadılar.

, ,

Yorum Yaz