Ütopyalar / düşülkeler

Çar, May 21, 2014

Kara Kalem Yazıları

Ütopya, bireyin reel olandan hayali olana sığınma arzusundan kaynaklanır. Gerçekten kaçış, kapalı duvarlara sırt vermektir. Buz acısı bir acıdır sonrası. Thomas More efendi Utopia’yı yazmamış olsaydı ne ad verecektik bu kaçışa? Düşülke. (Bilgilik: Edebî tür olarak dünya edebiyatında 1516’da Thomas More’un eseri Utopia’nın yazılmasıyla yaygınlık kazanmaya başlayan ütopya, zamanla bu esere ad olmaktan çıkarak, bir edebî türün genel adı durumuna gelir.)

Herkesin bir ütopyası var. Akşamları kahvehanelerin önü tüttürmek için kapıya çıkmış “baba”larla dolu. Stadlar yasal sövme mekanları olarak erkek – kadın, çoluk çocuk herkese kocaman açıyor kapılarını. Diziler “anne”lerimizin limanları. Gençler cep telefonlarının, internetlerinin dünyasında huzur buluyor. Birey reel olandan hayali olana sıkıca sarılıyor.

Neye yarıyor ütopyalarımız? Olan’dan olması gereken’e yürüyüş müdür? Ütopya her dönüşümüzde, gerçekle her yüz yüze gelişimizde, canımızı yakmaz mı?

Evet. Hem de nasıl…

Türk Edebiyatı’nın iki kalburüstü şairi Tevfik Fikret ve Ahmet Haşim birer ütopya peşinde ömür sürmüşlerdir. Tevfik Fikret işi o dereceye götürmüştür ki çocukluğundan beri çamlar içinde güzel bir köşk olarak tahayyül ettiği saadet ülkesini 1905 yılında Aşiyan’ı inşa ettirmek suretiyle gerçekleştirmiştir. Ruhsal anlamdaki kaçışını Aşiyan ile cisimleştiren şairin ütopik mekânı, bir anlamda ütopik olmaktan çıkarak realiteye dönüşür.

O Belde şairinin ütopyası?

“Mâi bir akşam
Eder üstünde dâimâ ârâm;
Eteklerinde deniz
Döker ervâha bir sükûn-ı menâm.
Kadınlar orda güzel, ince, sâf, leylîdir,
Hepsinin gözlerinde hüznün var
Hepsi hemşiredir veyâhud yâr;”

Heyhat, genel olarak Haşim’de her şey, realiteyi silmek, eritmek, yumuşatmak gayesiyle ilgilidir. İmge Haşim için mücessem bir ütopya değil de nedir?

Ütopya bir kaçışsa “Kaçış, bireyin olağandışı, alışılmadık, içinden çıkamadığı, bunaldığı özetle iç ya da dış etkenlerden kaynaklı bir durumdur.”

İki dünya. Gerçek ve ideal. Ortasında insan.
Nereye yürüsen yürü!..

Yorum Yaz