Uzak İhtimal

Cts, Oca 16, 2010

Üzgünlük Bildirisi

Sessiz bir kuşla geçiyorum bulvarlardan. Bir şehri inşa eden cesarete yaslanıyorum. Parklar, ağaçlar, çeşmeler, çimenler şehrin vahaları. Belaya ram olmanın dayanılmaz açlığı ve kuşkuların heyecanı ile iki liselinin omuzlarına bakışlarımla dokunup sekiyorum.

Mademki bulut ve gök, ağaç ve su, umut ve dua yerli yerindedir, adlarını kazıdıkları ağaçla kurdukları rabıta, olmaları gereken kapının epeyce uzağında olanları içses haline getirebilir.

Hayır o kadar saf değil yüzüm

Daha iğne tutmayı bilmeyen karakız ile sarıkta kafası kaybolan kuruoğlan tereddüt galeyanına kefen döşeseler de ağır yükler, ağır cesaretler ve ağır emanetler omuzlayan babaların; saçlarını, sözcüğün bütün manalarına haiz olarak süpürge edip ömür törpüsü büyüten anaların yorgun, yaralı ve yangın yüreklerine ihanet etmektedirler.

Mademki ayağını çizmeyi hep unutuyorum masanın, acılar, umutlar, biriktirilen yarınlar, görülmeyen hayatlar üzerine içli bir şarkıya koşabilirim kendimi.

Kendime karakızlar ve kuruoğlanlar nedamet çağlayanlarından düşene kadar kızıl çamın yanağında gözyaşı seçiyorum.

Yorum Yaz