Yedi kez dönmek gerek dönülmesi gereken yerde

Paz, Kas 7, 2010

Kâbenâme

Kabe ve Sen

Şimdi, orada olmak..
Orada.
Dünyanın ve kalbin merkezinde… Henüz kalabalıklaşmamış iken, henüz “daha sıcak bekleyelim” düşüncesi hakimken, henüz Kâbe’ya daha yakın ve kalbine daha yakınken. Dilinde dualar, yürekte infilak eden baharlar…

Hacerü’l Esved kokusuyla bismillah tavaf.
Kâbe’nin etrafında, kalbin içinde, dünyanın merkezinde, içten dıştan yerinden kopan bir feyz ile sen ve Kâbe… Kâbe ve sen. Kelimede dahi yanyana gelmenin heyecanı ellerini titretirken Kâbe’nin gölgesinde olmak yüreği nasıl titretmez? Nasıl kor bir sevda yakıp geçmez fani olanı?

Kâbe’ye dokunmak.
Sen nasıl dokunursam Kâbe’ye o da sana öyle dokunuyor. İşte öyle.
Aldırma güneşe. Hemen tekbir ile makama dur. Henüz tenha. Henüz yürekler gibi cisimlerle de mania yok. Tekbir. Secde yerin Kâbe’nin temeliyle bir. Alnın Kâbe’ye değsin, gözyaşların günaha… Tekbir. Gözlerin Kâbe’de. Kâbe sana bakıyor.

Kâbe’ye aklını ve yüreğini yasla. Amin.
Kâbe’ye geçmiş ve geleceğini daya. Amin.
Kâbe’ye aşk ol kendini bağışla. Amin…

“Yedi kez dönmek gerek dönülmesi gereken yerde” Yok başka bir yerde, imkan dahilinde değil. İşte ancak ve ancak burada. Başka yer olmaz. Yedi şavt etti bir tavaf… Sıcak, hamdolsun. Zemzem, şükrolsun. Dizlere derman olsun. Yedi kesretten kinayedir, öyleyse bir kez daha başlamalı. Başa dönmeli. Yani kalbe.

Bismillahi Allahu Ekber…

Yık başını yere. Gördüğün her yer Kâbe. Aşığa maşuktan başkası görünür mü? Kâbe. Dil cûş etsin, coşsun, velillahil hamd… Lebbeyk desin dil, kalp desin, eller desin, gözler desin, kulaklar desin ve duysun Lebbeyk…

Makam-ı İbrahim’desin. tavaf namazın. Tekbir. Bir daha, haydi bismillah…

Şimdi, orada olmak..
Orada…

,

Yorum Yaz