Yine Eylül, Hep Eylül

Paz, Eyl 2, 2012

Kara Kalem Yazıları

Yine Eylül, Hep Eylül.
Bir albeni ile çağırıyor Eylül beni. Bitmez bir su sesi, ufukta kalmış güneş rengi, melankoli, merhamet, tefekkür… Eylülle bakılan gök sarı sıcağıyla Ağustos değil, Temmuz değil az yaz sıcağı az güz serinliği ve fakat illa eşya berraklığı. Dağlar baktıkça sır veriyor, yollar alıp seni götürüyor, şehir kirli pencerelerin koyununa alıyor, gölgelerle uzanıyorsun sararan zamana. Kulağında ses: Eylül.

Yine Eylül, Hep Eylül.
Bir kadın salınışında günler. Bir kadının elleri değiyor Eylülle titremeye ve isyana, aşka ve belaya meyyal yüreklere. Bir kez daha ah dumanını salıyor ciğeri yanık sevdazedeler semaya. Bir kuşa değiyor ah, bir buluta, bir rüzgara… Birden gurbete gidenlerin ansızın dönüşü gibi yağmur boşanıyor sağnak sağnak. Ah değiyor yere. Yerde aşk kokusu. Güneşte sararan beniz. Aşkın değdiği yaprak kupkuru maşuk. Ah!..

Yine Eylül, Hep Eylül.
Mü’minlere her sene bir müjde, bir rahmet, bir merhamet ile koşup gelen Ramazan gibi Eylül, başları öne eğik, gönülleri me’yus, dudakları yâr susuzu aşıkların ciğerkûşelerine aynı şevk ve heyecan ile geliyor. Bir katre, bin cefadır yâr yeter ki aşıktan yana baksın. Ona baksın ve bir kelam için açsın hokka dudaklarını da isterse ah hançeresi dağlasın bağırları. Saçını savursun da bin bir baharın kokusu ulaşsın maşuğa. Heyhat!..

Yine Eylül, Hep Eylül.
Eylül aylardan bir ay değil bir mevsim. Elimde elime dokunan Eylülün nabzı. Hangi aşık dayanır bu kalbe, hangi?.. Elinin değdiği her yerde ne bet kalıyor ne beniz. Bir yaprak, bir taş, bir cam, bir can… Alıp götürüyor ülkesine Eylül. Dokunanın yandığı, gönülden geçirenin kavrulduğu, okuyanın sustuğu, yazanın doyduğu bir mevsimle yağıyor Eylül. Elinde gonca gül. Henüz selası verilmemiş ölüm.

Yine Eylül, Hep Eylül.
Eylül derin kokular, sığ korkular, çıkmaz sokaklar, bitmez umutlar, doyulmaz sevdalar ile geçiyor eteklerini sürükleye sürükleye alt üst olmuş yüreklerin feryadları arasından. Eylül geçiyor ve binlerce can geçiyor canana can olmuş yüreklerinden. Şimdi her köşebaşı Eylüle açılıyor, her yarın Eylül. Şairin sesi çınlıyor duvarlarda:

İtirafı zor ama sır değil
Sana aşıklığım eylüldür

Yine Eylül, Hep Eylül.

,

Yorum Yaz