Yürüyelim

Pts, Nis 17, 2017

Puslu Kıtalar

Dünyanın en kalabalık ve en tenha köşesinde dizleri üzerine çökmüş bir yavrucak korku, şaşkınlık ve anne hasretiyle ağlıyor.
Gözyaşlarını tutuyor melekler.
Kuşlar yine göçüyor.
Anne hasreti genizleri dolaşıyor.
Dilbilgisinden müstağni isyana niyetleniyor kelimeler.
Bir seçim daha devriliyor mağluplar üstüne.
İsyankar kelimelerle “dünya beşten büyüktür”ü haykırıyor bir adam.
Nerede olduğuna bakmadan, nereye gittiğini hesaplamadan, ne olacağını düşünmeden tevekkel ve mağrur.
Adam çocukların gözlerine bakmaya utanıyor.
Bir ülke daha müstemleke oluyor.
Bir hain daha çıkıyor.
Bir çocuk daha ölüyor Batı’nın kapısında.
Bir adam daha kalkıyor ayakları üzerine.
Çocuk cesaret buluyor.
Ne oluyor diyor istilacılar.
Hainler devam ediyor ihanete.
Adam ve çocuk ve bir grup, “bismillah” diyor.
Denizin suyu tatlı şimdi.
Gök mavi.
Yer kavi.
Yürekler aşk.
Meydan ortaya çıkıyor.
İnsanların işine gelmeyen yanlarını haykırıyor adam.
Çelik duvarlar arasından yürüyor bahar.
İnatla yürüyor bahar.
Denizde savaş gemileri yürüyor.
Gökten ölüm yağdırıyor uçaklar.
Minicik adamlar fare deliklerine kaçışıyor.
Yeni bir dünya düzeni diyor adam.
Allah bizimledir diyor çocuk.
Biz işimize bakalım diyor millet.
Türkiye Türkiye’den de büyüktür diyor çok uzaklardaki bir dede.
Yürüyelim diyorlar.
Yürüyelim.

Yorum Yaz