Yüzün Rengi

Cts, Eyl 19, 2009

Üzgünlük Bildirisi

Öfke.
Damarlarının kasıldığı, içinden akmakta olan kanın çekilip kuruduğu an. Gözler, zifiri karanlık. Yukarılardan taş, kaya yuvarlamak gibi. Koskoca dalgalara son savletinle vurmak, beton duvarları naçar yumruklamak gibi. Kim olursa olsun, niçin olursa olsunıeırılan yumruk, sıkılan dişler bir başka boyutudur insanın. Vurdun mu yıkarsın, sustun mu yıkarsın, konuştun mu yıkarsın. Haklı veya haksız öfkenin yayından fırlayan ok gibi geri dönüşü yok. Hiç bir zaman. Olmadı. Olmayacak. Özürlerimiz gavur parasıyla kaç para eder ki?

Öfkeliyiz ve hiddet dolaşıyor bakışlarımızda. Güneş altında yürümek böyledir. Kızgın.
Şemsiyesiz yağmura çıkan şehirliler gibi kirleniyoruz öfkemizle.
Öfke. Yalı kazığına doluyor bizi.
Yüz kızarıklığı ile kimin kapısına varılabilir ki?

“İhtimaldir padişahım belki derya tutuşa!”

Yorum Yaz