Zafer Yahut Hiç ve Mustafa Kutlu’ya Sorular

Cts, Tem 31, 2010

Hâmiş

Mustafa Kutlu bildik şeyleri ısrarla yazarak gözden kaçan, umursanmayan, ihmal edilen, öze dair olan hususların altını çiziyor. Yoksulluk İçimizde’den tutunuz da Sır’a, Yokuşa Akan Sular’dan bakınız da Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı’na varıncaya değil Anadolu, insanımız, yoksulluk, samimiyet, fesleğenler, hanımeller, ahlatlar, köy veya kasaba hayatı, şehirden ziyade varoş dünyası Üstad’ın kelimeleri ile ete kemiğe bürünüyor, bir yanımız oluyor, kendi hikayemizi okuyoruz. Bazılarının dediği gibi Mustafa Kutlu artık konularını değiştirse demiyorum. Bildiği şeyi yazmalı hikayeci. Kutlu, bunu layıkıyla yapıyor. Bazen farklı tarzlar denemiyor değil ve fakat mutlaka kelimelerin yolu tabiata dönüyor. Tabiatın asla gündemimize gelemediği “modern zamanlar”ın ısrarlı muhalifi Kutlu.

Zafer Yahut Hiç, sevgili Murat Menteş tarzında final bulmuş. Kızıl kıyamet. Kolsuz ve adamları, silah, kan, şiddet…  Sanırsınız hikâyenin sonu Batı Yakasının Hikâyesi. Be muhterem tamam kabul bunlar da bizim gerçeklerimiz, görmemek için kör olmak gerek fakat hani hep gül tutan bir ele silah tutuşturursunuz da nasıl eğerti durur, nasıl yakışıksızdır, Zafer Yahut Hiç de Mustafa Kutlu kelimatı içinde böyle durmuş.

Üstad’ın samimiyetine binaen:

Üstad!..
Zafer Yahut Hiç’i kan ter içerisinde bitirdin. Birçok insanı – pek yapmadığın bir tarzda – öldürüverdin.
Bulut’un zaferi hiç oluverdi.
Ve lakin
Oya’nın kızı Sevinç ne oldu? Kime kaldı?
Ferit, mecburen Canan ile evlenip bir vefa nişanesi olarak Sevinç’i de evlatlık mı edinecek?
Ferit, neden geldim İstanbul’a (Tepeköy’e) nakaratı eşliğinde tası tarağı toplayıp gidecek mi?
Canan ne yapacak?
Neriman ile Oğuz artık evlenecek mi?
Hepsinden öte hikâyenin asıl meselesi derenin ıslahı ve içme suyu sorunu ne oluyor? Başkan üstesinden gelebiliyor mu işin?

Olmaz ki canım.
Muallakta bir sürü konu kalmış.
Üstadımız Mustafa Kutlu filmi ortasından koparıp “Ey okur, sonunu sen nasıl yorarsan yor” diyor.
Rüya mı bu ya hu?

Belki Murat Menteş yeni romanında şu muallakta kalmış meselelere de değinir Üstad’ın müsaadeleriyle. Neden olmasın?

Ey okur hazretleri, şaka bir yana diyerek son notu düşelim ki, bu yeni kitap 200 sayfalık, uzun ve tadına doyulmaz bir hikâye. Bilesiniz.

Zafer Yahut Hiç – Dergah Yayınları
Mustafa kutlu

, ,

2 Responses to “Zafer Yahut Hiç ve Mustafa Kutlu’ya Sorular”

  1. Kâni Çınar Diyor ki:

    Bizi mahcup ediyorsun Cihad Meriç. Allah gönlüne göre versin inşaallah.

    Cevapla


Trackbacks/Pingbacks

Yorum Yaz